MARAŞ KATLİAMINI ve KATLİAMLARI ASLA UNUTMA

Bundan 39 yıl önce Maraş’ta şeriatçı, gerici, faşist güçler, insanlık dışı bir katliamı, Devletin ve güvenlik güçlerinin gözetiminde hayata geçirmişlerdir.

Çorum’da, Maraş’ta yaşanan vahşetlerin bir devamı olarak gerçekleşen Sivas ve Gazi katliamı da, ülkemizin ve halklarımızın umudu ve aydınlık geleceği olan tüm insanlarımıza yönelik yapılmıştır.

19 Aralık 1978’de başlatılan ve 24 Aralık 1978 tarihinde sona eren ve doğrudan Alevileri hedef alan Maraş katliamının üzerinden 39 yıl geçti. Bu kanlı saldırılar günlerce sürmüş ve kelimenin gerçek anlamıyla karşı-devrimci güruhun katliam ve yağmasına dönüşmüştür. Saldırılar sonucunda 111 kişi ölmüş, Alevilerin ve solcuların evleri ve işyerleri yakılıp yıkılmış, Alevi nüfusun yüzde 80’i Maraş’ı terk etmek zorunda kalmıştır. 39 yıl içinde katliamın gerçek suçluları ve onların arkasındaki karanlık güçler ortaya çıkarılmadığı gibi katliama karışan birçok kişi, milletvekili ve iş adamı yapılarak ödüllendirildi.

Maraş katliamında sadece Alevîler katledilmedi. İnsanlıkta katledildi. Kadınlar deşildi, anne karnındaki bebekler çarmıha gerildi, 80 yaşında gözleri görmeyen Anaların gözleri oyuldu, Alevî inancının canlı kalkanları olan, yol uluları olan pirlerimiz ve analarımız kurşunlandı, komşu komşuyu öldürdü. Bütün bunlar bir plan dahilinde, programlı, düşünülerek, yapıldı.

Kerbelayi yaşatan akıl ne ise, pir Sultan’ı dara götüren Ağrı’yı, Koçgiriyi, Dersimi, yapan akıl ne ise Maraş’ı yapan akıl aynı akıldır.

Çünkü, Maraş Katliamı tasarlanırken senaryonun en önemli parçası katliamcıların önce izole edilmesi, sonra bu izolasyon yardımı ile “suçsuz ilan edilmesi” idi.

Katliamcıların amacı, 12 Eylül askeri darbesine zemin hazırlamanın yanında, halklar ve inançlar bahçesi olan Maraş’ta Alevi, solcu, demokrat insanları kıyıma uğratmak ve sağ kalanları da baskı, sindirme, korku psikolojisi ile göçe zorlamaktı. Böyle büyük ölçekli bir senaryonun devletin derin güçlerinden icazet alınmadan yapılması mümkün değildi. Zaten katliamda baş aktörün “DERİN DEVLET” olduğu yıllar sonra Başbakanın çekmecesinden çıkan “bilgi notu”nda da anlaşılmadı mı?

Bütün katliamların üzerini örtmeyi ve katliama katliam bile denmesini engelleyen siyasi iktidarlar, Maraş katliamına da katliam diyemedikleri gibi üzerini örtmeyi de marifet saydıkları için katliamları protesto etkinliklerini de görmek ve göstermek istemiyorlar.

Alevi kuruluşlarının birincisi Adana’da 2008 yılında, ikincisi Maraş’ta 2010 yılında Maraş katliamına karşı yapılan protesto mitingi kamuoyunda önemli ses getirmişti.

Alevi Bileşenleri bu yılda hem katliamda yitirdiğimiz canları anmak hem de katliam dosyasının yeniden açılmasını sağlamak için Maraş’ta yapılacak etkinliğe katılma kararı aldılar, Valilik tarafından 12 Aralık’tan başlatılıp, 12 Ocak 2018’e kadar sürecek. 19 Aralık 1978 Maraş Katliamının 39. yıldönümüne dört gün kala ilan edilen yasak, tüm anma etkinliklerini de kapsıyor.

Alevi Bileşenleri olarak Maraş valiliğinin aldığı bu yasaklama kararının fiili olarak katliamı protesto etmeyi bile kabul etmeme, katliamı unutturma çabası anlamına geldiğini biliyor ve bu yaklaşıma rıza göstermiyoruz.

Hiçbir gerekçe 2017 Türkiye’sinde katliamları bile anmayı engelleyen bir kararı açıklayamaz. Valiliğin gösterdiği en önemli gerekçe olan güvenlik ise bir başka büyük ayıptır. Türkiye cumhuriyeti sınırları içinde (1.112.634) bir milyondan fazla, kişinin yaşadığı bir şehir merkezinde son derece barışçıl bir anma etkinliği polis güvenliği koruyamayacağını söylüyorsa bu aynı zaman da saldırganları daha da güçlendiren utanç verici bir durum değil midir?

Alevi bileşenleri ve bir bütün olarak alevi kuruluşlarının yıllardır, Sivas katliamı başta olmak üzere yaptıkları protesto ve anma etkinliklerinde bir tek saldırı ve ya çatışma yaşanmamışken, Maraş katliamının 39. yılında ‘’güvenlik’’ sorunundan bahsedenlerin bu süre için de mağdurları değil saldırganları besledikleri ve büyüttüklerini söylemek doğru değil midir?

Kahramanmaraş valiliği, iç işleri bakanlığı gerekli önlemleri alıp, katliamı protesto etmek isteyenleri engelleyeceğine, şehre sokmayı yasaklayacağına, katliamdan 39 yıl sonra bile burası Maraş buradan çıkış yok diyenlere karşı önlem alması cezai yaptırım da bulunması, insanları birbirine karşı kışkırtmadan nefret suçu işlemelerinden dolayı haklarında dava açmaları gerekmez mi ?

Valiliğin OHAL gerekçe gösterilerek yapılacak anma etkinliklerini yasaklama kararını derhal kaldırmasını, gerekli güvenlik önlemlerini alarak katliamı kınamak isteyen bizlerin barışçıl eylemelerini yapması en doğal hakkımızdır.

Sevgili Can’lar;

Türkiye’de geçmişte halkları birbirine düşürerek katliamlara zemin hazırlayanlar, bugün hala ayrımcı, ırkçı-gerici politikalarını sürdürerek halkların kardeşliği ve emekçilerin birliğini engellemek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Toplumsal barışı tehdit eden hareket ve katliamlar, Anadolu’nun farklı renklerinin birlikte yaşama isteğini asla kıramamıştır. İnsanlık, kendisine karşı işlenmiş suçları asla unutmamıştır ve unutmayacaktır.

Bizler, ülkemizi gericiliğe ve ırkçı-şoven odaklara asla teslim etmeyeceğiz. Her yıl daha da çoğalarak sokaklarda olacağız ve katliamların hesabını soracağız.

Bu amaçla, insan hak ve özgürlüklerinden, eşitlikten, barıştan ve kardeşlikten yana olan herkesi, demokratik kitle örgütlerini ve siyasi partileri, katliamları lanetlemeye ve gerici-ırkçı saldırılar karşısında kardeşlikte ısrar etmeye çağırıyoruz.

Katliamlarda hayatını kaybedenlerin direnci, bilinci ve inancı ve kemaleti bizlere ışık olacağına inanıyor, katliamda yaşamlarını yitirenleri bir kez daha aşkı niyazla selamlıyor ve saygıyla anıyoruz.

Bu ülkede katliamlar ancak ve ancak, ırk, dil, din, renk, bölge ayrımı yapmadan iktidar karşıtı, nemrudi zihniyet karşıtı bütün mazlumların birlikte ve ortak kınamalarıyla önce vicdanlarda sonrada mahkemeler önünde mahkum olur.

Bu topraklara barış ve huzur ancak böyle gelir. Vicdan ve adalet duygusu içinde olan herkesi 22 Aralık 2017 Cuma günü yasaklara tavır almaya Maraş’a katliamı lanetlemeye çağırıyoruz.

Maraş katliamında hakka yürüyen canların anıları önünde dara durmanın zamanıdır.

Maraş’ı Unutma Unutturma…

Adana Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği

Demokrat Alevi Derneği Adana Şube

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adana Şubesi

Anadolu Hakları Derneği

Arap Halkı Alevileri Derneği

HALİL İBRAHİM DİNÇEL

NOVA MEDYA GRUP

YONETM KURULU BASKANI

Halil İbrahim Dinçel

Gazeteci-Yazar aynı zamanda Siyaset Bilimci olan Halil İbrahim DİNÇEL 20 Kasım 1966 İstanbul’da doğdu. Yayın ve yayımcılık hayatına çok küçük yaşlarda ÖTÜKEN Dergisinin elden dağıtımı ile başlayan DİNÇEL ulusal olarak yayınlanan TÜRKELİ-BİZİM ANADOLU-YENİÇAĞ-ORTADOĞU-HERGÜN-MİLLET-AYYILDIZ Gazetelerinin yanında YÖR-TÜRK-2023-YENİ AVRASYA-ORKUN dergilerinin de uzun yıllar Çukurova bölge müdürlüklerini yaptı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir