Günümüz Takı Sanatı Ele Alındı

Takı Teknolojisi ve Tasarımı Yüksekokulu tarafından “Günümüz Takı Sanatı” başlıklı etkinlik düzenlendi. 20 Kasım Pazartesi günü gerçekleşen etkinlikte, 2005 yılında üniversitemizden mezun olan Mücevher Tasarımcısı Hatice Selda Okutan Dalgıç, Takı Teknolojisi ve Tasarımı Yüksekokulu öğretim elemanları Prof. Zeki Umay, Yrd. Doç. Dr. Meltem Gürbüz ve Öğr. Gör. Serkan Günenç konuşmacı oldu.

Prof. Zeki Umay, takı tasarımcılarının çalışmalarını sergileyebileceği mecralardan söz ederek Mücevher Tasarımcısı Hatice Selda Okutan Dalgıç’ın blogu üzerinden örnek sundu. Takı tasarımcılarının çalışmalarında kullandıkları teknik ve malzeme ile çalışmanın adı ve yapıldığı yıl gibi bilgilerin yer almasının avantaj olduğunu kaydeden Prof. Umay, örnek takı tasarımları sundu.

Yrd. Doç. Dr. Meltem Gürbüz ‘Geçmişten Günümüze Kuyumculuk Eğitimi’ başlıklı konuşmasında kuyumculuk sanatının tarihinin ilk insanlara kadar dayandığını belirterek ilk takı malzemelerinin deniz kabuğu, diş, ağaç parçaları, taşlar olduğuna değindi. Yrd. Doç. Dr. Meltem Gürbüz konuşmasında, “Yüzyıllar boyunca usta-çırak ilişkisi ile nesillere aktarılan bu sanat son yüzyıllarda okullarda öğretilmeye başlanılmıştır. Bunun bilinen ilk örnekleri 1890’larda kurulmuş olan Birmingham City School of Jewellery’dir. Günümüzde giderek önem kazanan takı sanatı eğitimi, Türkiye’de de çeşitli okullarda verilmektedir. Mersin kenti hem lise, hem ön lisans hem lisans düzeyinde takı sanatı eğitimi vermesi açısından ayrı bir önem taşımaktadır. Türkiye’de lisans düzeyinde takı sanatı eğitimi veren ilk üniversitenin Mersin Üniversitesi olması bizi gururlandırmaktadır” ifadelerine yer verdi.

Öğr. Gör. Serkan Günenç ise “Bedenle Bütünleşen Sıra Dışı Takılar” başlıklı sunumunda şunları söyledi: “Takıyı diğer sanat yapıtlarından farklı ve özel kılan; taşıyanı ile birlikte hareket ediyor olmasıdır. Görsel sanatların form ve önermelerinin olduğu gibi takı uyarlaması imkansızdır; çünkü takıyı bedenden ayrı düşünmek mümkün değildir. Takı, kendini taşıyacak bir beden bulamadığında ifade ettiği anlam da farklılaşır. İnsan vücuduna bağımlı olan takı kısıtlamalarını sadece beden ve bedende taşınabilirliği sınırlar. Bu da takı sanatını heyecan veren bir meydan okumaya dönüştürmektedir. Bazı sanatçı ve tasarımcılar, taşınabilirlik kısmından kaçarken yaratıcılıklarını büyük formatlı, heykelsi işlerle ifade eder, bazıları ise bedenle birlikte takıyı, bir performans aracı ya da taşınabildiği yegane anın bir fotoğraf karesine hapsedilmiş imajı olarak kullanır. Geleneksel biçimleriyle gövdemizde pasif bir şekilde ilişkilendiğinde, takı ve kendi bedenimizle ilgili farkındalığımız yavaşça yok olur. Buna karşılık bazı sanatçı ve tasarımcıların ifade biçimiyse bunu tersine çevirmek üzerinedir. Takı ile beden arasındaki ilişkiyi zorlamak, taşıyanın bedenine ilişkin farkındalığını sürekli kılmak fikrini öne çıkarmaktır.”

Takı yapmanın kendisi için bir tutku olduğunu ifade eden Mücevher Tasarımcısı Dalgıç “Tasarladığım ve yaptığım her koleksiyonun ve her bir parçanın kendi hikayesi var. Takılarımda insan figürlerini kullanmayı seviyorum. Bir anlamda heykelsi takılar yapıyorum. Bana göre mücevher, sadece takılabilir bir güzellik olması dışında sanatsal bir tasarım objesidir. Yeni fikirleri farklı bakış açısıyla sunmak yaptığım işte önceliğimdir, bu nedenle zamanımın çoğunu araştırmaya ve yeni teknikler öğrenmeye harcıyorum” şeklinde konuştu. Çalışmalarından görseller sunan Dalgıç, bilgi ve deneyimlerini gelecekteki meslektaşlarıyla paylaştı ve onların sorularını yanıtladı.

Prof. Dr. Uğur Oral Kültür Merkezi’nde başlayan etkinlik, Takı Teknolojisi ve Tasarımı Yüksekokulu dersliklerinde ‘mum modelleme’ atölye çalışmasıyla devam etti. Öğrenciler, geçmişten günümüze takı sanatı konusunda meraklarını gidermenin yanı sıra mum modelleme alanında uygulama deneyimi yaşadı.

 

HALİL İBRAHİM DİNÇEL

NOVA MEDYA GRUP

YÖNETİM KURULU BAŞKANI

Halil İbrahim Dinçel

Gazeteci-Yazar aynı zamanda Siyaset Bilimci olan Halil İbrahim DİNÇEL 20 Kasım 1966 İstanbul’da doğdu. Yayın ve yayımcılık hayatına çok küçük yaşlarda ÖTÜKEN Dergisinin elden dağıtımı ile başlayan DİNÇEL ulusal olarak yayınlanan TÜRKELİ-BİZİM ANADOLU-YENİÇAĞ-ORTADOĞU-HERGÜN-MİLLET-AYYILDIZ Gazetelerinin yanında YÖR-TÜRK-2023-YENİ AVRASYA-ORKUN dergilerinin de uzun yıllar Çukurova bölge müdürlüklerini yaptı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir