Anamur Mamure Kalesinde tarihimize sahip çıkıyoruz!

Belediyecilik sadece yol park bahçe alanlarından ibaret değildir.

Sosyal belediyecilik anlayışı bir şehrin kendine has tüm unsurlarını hassasiyetle ve özenle ele almayı gerektirir. Şehirlerin tarihi yapıları bu unsurların en önemlilerindendir.

Gerek MHP’li gerek AKP’li sözde belediyelerin senelerdir memleketin dört bir yanında kültürel ve tarihi katliamlar yaptığını hepimiz biliyoruz.

Kültürel miras konusunda en ufak bir vizyonu olmayan tahribat sever belediyeciliğin ülkemizin dört bir yanındaki binlerce yıllık tarihi eserleri restorasyon adı altında nasıl tarip ettiklerinide biliyoruz. İki bin yıllık cenebizlerden kalma şile kalesinin restoraston sonrası cizgi film karekterine dönüşmesinden tutunda 1951’de Mimar Sinan tarafından inşaa edilen fındıklı camisinin alışveriş merkezine benzetilmesine, Trabzon’da ki tarihi sümela manastırının 16 yıl süren restorasyon mecerasının fazladan kat cıkılmasıyla sonuçlanmasına kadar verebileceğimiz yüzlerce örnek var. Bu örneklerin tamamının ortak özelliğinin ya AKP’li ya da  MHP’li belediyelere ait olması asla tesadüf değildir.

Ne yazık ki bu saymakla bitiremeyeceğimiz tarihi katliyamlara bir yenisi daha eklendiği için Anamur’dayız.

2012 yılında unesco dünya mirası geçiçi listesine alınan Mamure kalesinin tarihi dokusu restorasyon nedeniyle yok olma ihtimaliyle karşı karşıya 1700 yıllık bir kaleye PVC pencereler monte edilerek onarımında horosan sıvası kullanılması yerine beton sıva ve kaynak taş yerine mermer kullanıldı. Yetmedi kalenin içinde ki camiiye klima takıldı. Restorasyon adı altında ki bu tahribatın sürdürülmesi durumunda ise şehrimizin tarihi zenginliklerinden olan Mamure kalesi unesconun listesine giremeyecek. Şehirler de tıpkı insanlar gibi tarihleriyle yaşarlar. Malesef memleketin her alanına verilen zarar ve yıkım tarihi eserlerimiz içinde söz konusudur. Bir şehri şehir yapan tüm unsurlarına zarar verip belediyecilik yaptığını sanan bu zihniyetin devamı halinde yaratacakları tahribatı düşünmek bile istemiyoruz. Bu sebeple bırakın şehirler doğal güzellikleriyle tarihleriyle kültürel miraslarıyla yaşasın diyoruz. Diyelim ki restorasyona dair en ufak bir fikriniz yok diyelim ki unesco standartlarından bir habersiniz diyelim ki şehirden elde ettiğiniz rant okadar gözünüzü bürüdü ki kültürel turizme dair en ufak bir gelişiminiz yok! Peki ya vicdanınız!.

1700 yıllık bir kaleyi tahrip edecek kadar vicdansız ve vizyonsuzsunuz. Neyse ki bizler her zulmün bir sonu olduğunu biliyoruz. İnsana doğaya tarihe verdiğiniz bu zulüm çok yakında Cumhuriyet Halk Partisi ile son bulacak ve başta Mersin’imiz olmak üzere bir çok şehir tarihiyle doğasıyla insanı ile bir bütün olarak var olmaya devam edecektir.

EBRU BEKEN

NOVA MEDYA

GRUP BAŞKANI

Halil İbrahim Dinçel

Gazeteci-Yazar aynı zamanda Siyaset Bilimci olan Halil İbrahim DİNÇEL 20 Kasım 1966 İstanbul’da doğdu. Yayın ve yayımcılık hayatına çok küçük yaşlarda ÖTÜKEN Dergisinin elden dağıtımı ile başlayan DİNÇEL ulusal olarak yayınlanan TÜRKELİ-BİZİM ANADOLU-YENİÇAĞ-ORTADOĞU-HERGÜN-MİLLET-AYYILDIZ Gazetelerinin yanında YÖR-TÜRK-2023-YENİ AVRASYA-ORKUN dergilerinin de uzun yıllar Çukurova bölge müdürlüklerini yaptı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir